Necip Fazıl “Takvimdeki Deniz” Şiir İncelemesi

Takvimdeki Deniz
Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin
Ve o kadar bucaksız…
Ta karşımda, yapraksız,
Kullanılmış bir takvim…
Üzerinde bir resim:
Azgın, sonsuz bir deniz;
Kaygısız, düşüncesiz,
Çalkanıyor boşlukta.
Resimdeyse bir nokta:
Yana yatmış bir gemi…
Kaybettiği âlemi
Arıyor deryalarda.
Bu resim rüyalarda
Gibi aklımı çeldi;
Bana sahici geldi.
Geçtim kendi kendimden,
Yüzüme o resimden,
Köpükler vurdu sandım;
Duymuş gibi tıkandım,
Ciğerimde bir yosun.
Artık beni kim tutsun?
Denizler oldu tasam.
Yakar, onu bulmazsam,
Beni bu hasret, dedim,
Varırım elbet, dedim,
Bir ömür geze geze
Takvimdeki denize.
Ne var, bana ne oldu,
Odama nasıl doldu,
Birdenbire bu meltem?
Ve dalgalandı perdem,
Havalandı kâğıtlar.
Odamda kıyamet var!
Ah yolculuk, yolculuk!
Ne kadar baygın, soluk,
O gün bizde bet beniz;
Ve ne titrek kalbimiz
Ve eşyamız ne küskün!
Yola çıktığımız gün,
Bir sıraya dizilmiş,
Gözyaşlarını silmiş,
Bakarlar sinsi sinsi.
Niçin o anda hepsi,
Bir kuş gibi hafifler,
Arkandan geleyim der?
Niçin o güne kadar,
Dilsiz duran ne kadar
Eşya varsa dirilir,
Yolumuza serpilir?
Ufak böcekler gibi,
Gezer onların kalbi,
Üstünde döşemenin.
Bir gizli didişmenin
Saati çalar o an;
Birden bakar ki, insan,
Her şey karmakarışık.
Ayırmak olmaz artık
Bir kalbi bir taraktan;
Ve kalb ağlayaraktan,
Çekilir geri geri,
Terk eder bu mahşeri.
Bu mahşerin içinden
O gün ben de geçtim, ben;
Nem varsa, evim, anam,
Çocukluğum hatıram
Ve ne sevdalar serde,
Bıraktım gerilerde,
Kaçar gibi yangından.
Rüzgârların ardından,
Baktım da süzgün süzgün,
Kurşun yükünü gönlün,
Tüy gibi hafiflettim,
Denize hicret ettim…
    Necip Fazıl Kısakürek
Şiirin Biçim Yönünden İncelenmesi
Şiirin ölçüsü: 7’li hece ölçüsüdür.
Nazım birimi: Şiir bölümlere ayrılmamış, tek bölüm olarak yazılmıştır. Bazı dizelerde anlam tamamlanmayıp diğer dizelerde devam etmiştir.
Uyak şeması: “aa bb cc dd ee …” şeklinde devam eder.
Uyak ve Redifleri:
---denizlerin
---derin           “erin” zengin uyak
---bucaksız
---yapraksız   “sız” redif; “ak” tam uyak
---takvim
---resim          “im” tam uyak
---deniz
---düşüncesiz  “iz” tam uyak
---boşlukta
---nokta            “kta” zengin uyak
---gemi
---âlemi             “emi” zengin uyak
---deryalarda
---rüyalarda       “larda” redif; “ya” tam uyak
---çeldi
---geldi            “di” redif: “el” tam uyak
---kendimden
---resimden      “den” redif; “im” tam uyak
---sandım
---tıkandım      “dım” redif; “an” tam uyak
---yosun
---tutsun         “un” tam uyak
---tasam
---bulmazsam  “sam” zengin uyak
---hasret dedim
---elbet dedim    “dedim” redif; “et” tam uyak
---geze geze
---denize           “ze” tam uyak
---oldu
---doldu     “du” redif; “ol” tam uyak (tunç uyak)
---meltem
---perdem   “em” tam uyak
---kâğıtlar
---var          “ar” tam uyak
---yolculuk
---soluk         “luk” zengin uyak
---beniz
---kalbimiz   “iz” tam uyak
---küskün
---gün           “ün” tam uyak
---dizilmiş
---silmiş        “miş” redif; “il” tam uyak
---sinsi sinsi
---hepsi          “si” tam uyak
---hafifler
---der            “er” tam uyak
---güne kadar
---ne kadar    “kadar” redif; “ne” tam uyak (tunç uyak)
---dirilir
---serpilir      “ir” redif; “il” tam uyak
---gibi
---kalbi     “bi” tam uyak
---döşemenin  
---didişmenin   “nin” redif; “me” tam uyak (Buradaki – me eki redif gibi görünse de “yapım eki” olduğu için uyaktır.)
---o an
---insan      “an” tam uyak
---karmakarışık
---artık                 “ık” tam uyak
---taraktan
---ağlayaraktan   “tan” redif; “arak” zengin uyak
---geri geri
---mahşeri     “eri” zengin uyak
---içinden
---ben          “en” tam uyak
---anam
---hatıram   “m” redif; “a” yarım uyak
---serde
---gerilerde   “de” redif; “er” tam uyak
---yangından
---ardından     “dan” redif; “ın” tam uyak
---süzgün süzgün
---gönlün               “ün” tam uyak
---hafiflettim
---hicret ettim     “tim” redif; “et” tam uyak
Şiirdeki Diğer Ahenk Unsurları
Şiirde uyak ve rediflerin dışında başka ahenk unsurları da kullanılmıştır. Bunların başında kelime ve ses tekrarları gelmektedir. Şiir boyunca “deniz” ve “bir” kelimeleri tekrar edilerek hem ahenk kuvvetlendirilmiş hem de anlamda bütünlük sağlanmıştır.
Şiirde “r, z, n” ünsüzlerinin sık kullanılmasıyla aliterasyon; “e, i, a” ünlülerinin sık kullanımıyla asonans yapılmıştır. Böylece iç ahenk sağlanmıştır. Ayrıca  “geze geze, sinsi sinsi, geri geri, süzgün süzgün”  gibi ikilemelerle ahengin gücü arttırılmıştır.
Şiirin teması: ölüme duyulan özlemdir. Şair, her ne kadar ölümü özlese de karmaşık duygular içindedir. Ölüm onun için bir yok oluş değil sonsuzluk ve hafiflemedir. Ancak yine de çıkacağı bu yolculuk onu ürpertmektedir. Bu nedenle denizle ölüm arasında bir benzerlik kurmuştur.

Şiirin Anlam Yönünden İncelenmesi
Şair, bu şiirinde ölümü deniz gibi düşünerek, ölüme duyduğu özlemi dile getiriyor.
Kendisini içine çekecek olan deniz, yaşadığı günlerin tükenmesiyle ortaya çıkan ölüm duygusu, tıpkı yaprakları tükenmiş, kullanılmış bir takvim gibi çıkıyor karşısına.
Kendisinin ölüm karşısındaki çaresizliğini belirtmek için kendini resimde nokta gibi görünen, yan yatmış gemiye benzetiyor.
Şair, kendini birdenbire resmin içinde buluyor ve kendinden geçiyor. Öyle ki denizin köpüren dalgalarını yüzünde, yosunlarıysa ciğerlerinde hissediyor.
Şair, içindeki özlemin iyice büyüdüğünü, bütün tasasının deniz olduğunu vurguluyor. Ölüm şair için bir son değil sonsuzlukla buluşma, bir kavuşmadır.
Şair ölümü adeta odasında hissetmektedir. Karmaşık duygular içersindedir. Meltem yazın denizlerden esen ve insanı serinleten bir rüzgârdır. Perdelerin açılıp kâğıtların sağa sola uçuşması ise ürperticidir. Kıyamet ise hem sonun hem de yeni bir başlangıcın ifadesidir. Şair, işte böylesine karmaşık duygular içindedir.
Şair, ölümü bir yolculuğa benzeterek hem heyecanlanıyor hem de ürküyor. Ancak yolculuk kaçınılmazdır. İster istemez bu yolculuğa çıkılacaktır.
Yola çıkılacağı gün sanki eşyalar dirilir, dile gelir ve yoluna serilir. Kavuşma özleminin yerini yavaş yavaş ayrılık özlemi almaya başlar. Bu da insanın ruhunda çelişkili, birbirine aykırı duygular uyandırır. İnsan kendini adeta bir karmaşanın ortasında bulur.
Son bölümde şair, ölümden sonra geride neler bıraktığını düşünür. İçini hüzünle birlikte bir hafifleme duygusu kaplar. O hayatın bütün yükünü, dertlerini, sıkıntılarını geride bırakmış ve denize hicret etmiştir. Yani ölümün sonsuzluğuna kavuşmuş ya da ölümünü öyle hayal etmiştir.
Dil ve Anlatım
Sade bir dille yazıla şiirde, söz sanatlarının ve şaire özgü imgelerin etkili bir biçimde kullanıldığı görülür.
Ölüm kelimesi şiirin hiçbir yerinde geçmiyor ancak deniz ölümü çağrıştırıyor. Şiirin tamamında ölüm duygusu hissediliyor.
Şiirde parnasizm ve sembolizmin etkileri görülüyor.
Şiirdeki kelimeler çoğu zaman gerçek anlamlarının dışında kullanılıyor. Bu yolla okuyucuda değişik çağrışımlar uyandırılıyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi