Fazıl Hüsnü Dağlarca Hayatı Edebi Kişiliği Eserleri


Hayatı
Fazıl Hüsnü, 1914 yılında İstanbul’da doğdu. Babasının subay olması nedeniyle çocukluk yıllarını Pozantı ve Konya’da geçirdi. Annesi ev hanımıydı. Fazıl Hüsnü, ilk şiir sevgini annesinden aldı. İlköğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan’da; ortaöğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulunda tamamladı. Daha sonra İstanbul’a gelerek Kuleli Askeri Lisesine kaydını yaptırdı.
İlk şiiri “Yavaşlayan Ömür” Kuleli Askeri Lisesi son sınıfta okurken “İstanbul Dergisi”nde yayınlandı. Daha sonra “Varlık” dergisine şiirler göndermeye başladı. Bu dergide yayınlanan dört şiiriyle dikkatleri üzerine çekti. Bunlar; “Sandallar”, “Göçsem”, “Bu Dağlar” ve “Arkasından” adlı şiirleriydi.
Kuleli Askeri Lisesini 1933, Harp Okulunu 1935’te tamamladı. Piyade subayı olarak görev yapmaya başladı, ancak diğer taraftan şiir yazmayı da sürdürdü. İlk şiir kitabı “Havaya Çizilen Dünya”yı Harp Okulunu bitirdiği 1935 yılında yayınladı.
Piyade subayı olarak göreve yapan Dağlarca, Doğu Anadolu, Orta Anadolu ve Trakya’nın pek çok yerini dolaştı. Orduda on beş yıl görev yaptıktan sonra önyüzbaşı iken görevinden ayrıldı. Bir yıl Basın Yayın Turizm Genel Müdürlüğünde çalıştı. Çalışma Bakanlığına iş müfettişi olarak girdi ve 1959 yılına kadar bu işte çalıştı. Çalışma hayatına son verdikten sonra da şiir yazmaya devam etti.
Şairin ikinci kitabı “Çocuk ve Allah” 1940 yılında yayınlandıktan sonra yılda üç dört tane bazen de daha fazla şiir kitapları yayınlanmaya başladı. Cumhuriyet döneminin en güçlü şairlerinden biri oldu.
İstanbul Aksaray, Şehzadebaşı’nda bir kitapçı dükkânı açtı. Bu yıllarda bir ara yayıncılık da yaptı, “Türkçe” adını verdiği bir de aylık dergi çıkardı. Bu dergi dört yıl boyunca 43. sayıya kadar devam etti.
1967 yılında Milletlerarası Şiir Forumu tarafından, Türk şiirinin yaşayan en büyük şairi seçildi. Bu dönemde şiirlerini Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılâpçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde yayınladı. 1974 yılında 13. Struga Şiir Festivali Altın Çelenk Ödülünü aldı.
Kitapçı dükkânını kapattıktan sonra İstanbul’un çeşitli semtlerinde oturdu. Vaktini kahvehanelerde geçirmeye başladı. Uzun yıllar Kadıköy’de adının verildiği sokakta yalnız yaşayan ve 76 yıl boyunca şiir yazan Dağlarca, 94 yaşında zatürree tedavisi gördüğü Başkent Üniversite Hastanesinde yaşamını yitirdi. 20 Ekim 2008’de toprağa verildi.
Edebi Kişiliği
Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın altmıştan fazla şiir kitabı vardır. Cumhuriyet döneminin ikinci kuşak şairlerinden en özgün ve en verimli şairlerinden biridir. Edebiyat yaşamını bağımsız olarak sürdüren şair, çok az şairden etkilenmiş, hiçbir akımın etkisinde kalmadan şiirlerini yazmıştır.
Dağlarca, şiire başladığı ilk yıllarda yurt, millet, bayrak sevgisini işlemiş; daha sonra köylü, cumhuriyet, gelişme, uygarlık, halkın sorunları gibi konuları işlemiş; olgunluk döneminde ise yaşanan toplumsal değişime paralel olarak iç ve dış sorunlara duyarlı, dış baskılara karşı çıkan tarih ve toplumla ilgili konuları işlemiştir.
Pek çok dergi ve gazetelerde şiirleri yayınlanan şair, daha ilk kitabında özgün ve yoğun şiir dünyasıyla büyük bir şiir yeteneği olduğunu kanıtladı. Dağlarca’nın ilk şiirlerinde belli bir dünya görüşü yoktu. İlk şiirleri sezgilerden ve duyarlılıktan kaynaklanan ve ruhsal durumunu ortaya koyan şiirlerdi.
“Havaya Çizilen Dünya”da oluşmaya başlayan kendine özgü şiir dünyası, “Çocuk ve Allah” adlı eserinde daha belirgin bir hale geldi. Bu kitabında, çocukluk dünyası, insan yaşamı, varlığın gizemli dünyasını inceleyen bir bakış açısı vardı. Üstelik bu eserindeki şiirlerinde derin ve içten bir lirizm, başarılı betimlemeler, derinlemesine gözlemler ve güçlü bir anlatım vardı
Dağlarca edebiyatımızın en üretken şairlerinden biridir. Her kitabında yeni konulara ve yeni söyleyiş özelliklerine yer vermiştir. Dağlarca, her kitabında kendini yenileyebilen, değiştirebilen bir şairdir. Bir şiir kitabında özentiden uzak, içten bir memleketçi, başka bir şiir kitabında toplumcu, daha başka bir kitabında mistik konuları işleyen bir şair olabilmiş, bu şiirlerini yazarken de tekrarlara düşmemiştir.
Şair, kimi zaman dil ve kavram olarak aşırı soyutlamalara girmiştir. Buna rağmen her kitabında dil ve anlatım açısından yepyeni bir şair kimliği ile karşımıza çıkabilmektedir. Şiirlerini yeni ses ve söyleyişlerle zenginleştirebilen, dile yeni ifadeler kazandırabilen şair, şiirlerini içten, coşkulu, açık, anlaşılır, özentisiz bir üslupla yazmıştır.
Şiirde biçimselliğe ve simgelere de önem veren Dağlarca, sanat anlayışını şu cümleyle özetlemiştir: “Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.”
Eserleri
Şiir
Havaya Çizilen Dünya, 1935
Çocuk ve Allah, 1940
Daha, 1943
Çakırın Destanı, 1945
Taş Devri, 1945
Üç Şehitler Destanı, 1949
Toprak Ana, 1950
Aç Yazı, 1951
İstiklal Savaşı – Samsun’dan Ankara’ya, 1951
İstiklal Savaşı – İnönüler, 1951
Sivaslı Karınca, 1951
İstanbul – Fetih Destanı, 1953
Anıtkabir, 1953
Asu, 1955
Delice Böcek, 1957
Batı Acısı, 1958
Mevlana’da Olmak, 1958
Hoo’lar, 1960
Özgürlük Alanı, 1960
Cezayir Türküsü, 1961
Aylam, 1962
Türk Olmak, 1863
Yedi Memetler, 1964
Çanakkale Destanı, 1965
Dışarıdan Gazel, 1965
Kazmalama, 1965
Yeryağ,1965
Vietnam Savaşımız, 1966
Kubilay Destanı, 1968
Haydi, 1968
19 Mayıs Destanı, 1969
Vietnam Körü, 1970
Hiroşima, 1970
Malazgirt Ululaması, 1971
Kınalı Kuzu Ağıdı, 1972
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1973
Horoz, 1977
Hollandalı Dörtlükler, 1977
Çukurova Koçaklaması, 1979
Nötron Bombası, 1981
Yunus Emre’de Olmak, 1981
Çıplak, 1981
İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler, 1985
Uzaklarda Giyinmek, 1990
Dildeki Bilgisayar, 1992
Ödülleri
1946 CHP Şiir Yarışması üçüncülüğü
1956 Yeditepe Şiir Armağanı (Asu)
1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü (Delice Böcek)
1966 Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Şiir Armağanı (Delice Böcek)
1967 International Poetry Forum (ABD) tarafından “En İyi Türk Şairi” ödülü
1974 Struga (Yugoslavya) Şiir Festivalleri “Altın Çelenk” ödülü
1977 Sedat Simavi Vakfı Ödülü (Horoz)

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi