Natüralizm Nedir


Natüralizm Akımı
Realizmi yeterince gerçekçi bulmayan bu akım realizmle aynı dönemde gelişmiştir.
Taine’in “determinizm” (gerekircilik) görüşü edebiyata uygulanmak istenmiş, edebiyatın da deneysel bilimlerde olduğu gibi deneme sahası olabileceğine inanılmıştır. Natüralistlere göre gözlem bir eser için yeterli bir yol değildir. Akımın kurucusu Emile Zola, realistlerle aralarındaki farkları şöyle açıklar: “Gözlemci demek, doğadaki olayları hiçbir değişikliğe uğratmadan, olduğu gibi inceleyen kişi demektir. Deneyci ise olayları doğanın ortaya çıkardığı biçimlere göre değil de herhangi bir amaçla kendisinin onlara şu ya da bu koşullar altında verdiği biçimlere göre inceleyen kişidir.” Bu sözlerden anlaşılacağı gibi gözlemci sadece gözler, deneyci ise olaylara müdahale ederek onları değiştirir.
Natüralizmde gerçeğin daha çok çirkin yönleri ele alınır. Realistler gerçekler arasında seçme yaptığı halde natüralistler yapmaz. Bu akımda insanın duyguları, tutkuları, düşünceleri, eylemleri; soyunun ve içinde yetiştiği doğal, toplumsal çevrenin etkisiyle oluşur. Yani insan davranışlarının temelinde soyaçekim ve çevrenin etkisi vardır. Kalıtsal özellikler çevre koşullarıyla birleşip kişinin karakterini oluşturur.
Natüralist yazarlar eserde kendi kişiliklerini gizler, sadece olanları yazar. Emile Zola’nın deyimiyle; “Nasıl ki kimya bilgini kendi hazırladığı koşullar altında oluşan doğal olayları gözleyip saptamakla yetinir, azota kızmadığı gibi oksijene de aşırı sevgi göstermezse sanatçı da suç karşısında yargıç kesilmez, erdem karşısında ise alkış tutmaz.
Dilde pek seçici değildirler. Kahramanlar hangi çevreden seçilirse o çevrenin diliyle konuşturulur. Bu nedenle argolar, küfürler eserde değiştirilmeden verilir.
Natüralizmin Özellikleri
Natüralistler, pozitif bilimlerle sanatı birleştirmeye çalışır.
Natüralistler, insanın fizyolojik özellikleri üzerinde durur. İnsanı soyaçekim ve genetik özellikleriyle ele alır. Çünkü kişinin sahip olduğu özelliklerin soylarından geldiğine inanırlar.
İnsan psikolojisiyle fizyolojisini birbirine bağlı kabul eden natüralistler, eserlerinde kahramanların özelliklerini çok ayrıntılı olarak verirler. Buna bağlı olarak betimleme, natüralist eserlerin önemli bir anlatım biçimi olarak dikkat çeker.
Natüralistler, sosyal çevrenin insan üzerinde yaptığı etkileri de derinlemesine araştırmışlar, bir anlamda kendilerini bilim adamı, toplumu laboratuvar, insanı da deneme ve inceleme aracı olarak ele almışlardır.
Natüralistler, insanı belli koşullar içinde kabul edip onun duygu ve düşünce dünyasını, yetiştiği doğal ve toplumsal çevrenin etkisi doğrultusunda incelerler. Onların eserlerinde insan, kendi yazgısını biçimlendirici, çevre üzerinde değiştirici bir güç taşımaz.
Natüralizmde toplumsal nedenler bir yana bırakılır, yalnızca yaşananlar nesnel bir biçimde aktarılır.
Natüralistlerde, biçim güzelliği ve üslup kaygısı yoktur. Ancak halkın kolayca anlayabileceği yalın ve anlaşılabilir bir dil kullanırlar. Argo sözcüklere ve sokak diline eserlerinde bolca yer vermişlerdir.
Tiyatroda, kostüm ve dekora önem veren natüralistlerin eserlerine genel olarak bir kötümserlik havası hâkimdir.
Natüralizmin Temsilcileri
Natüralizmin kurucusu Emile Zola’dır. Natüralizm daha çok kendini roman ve hikâye alanında göstermiş bir akımdır. Emile Zola ileri sürdüğü görüşleri ispatlamak için 20 ciltlik “Deneysel Roman” adlı eserini yazmıştır. Bunların içinde yer alan “Germinal” ve “Meyhane” adlı romanlar önemlidir. Natüralizmin diğer önemli temsilcileri; Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Gerhart Hauptmann, Goncort Kardeşler, John Steinbeck, Henrik İbsen şeklinde sıralanabilir.
Türk Edebiyatında Natüralizm
Edebiyatımızda, natüralizmi tanıtan yazar Beşir Fuad’dır. Bu akımın izleri Nabizade Nazım’da da görülür. Edebiyatımızda natüralizme en yakın sanatçı Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır. Ancak eserlerinde sosyal eleştiriye yer vermesi onu natüralistlerden ayırmaktadır.

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi