Günlük (Günce) Nedir


Günlük
Bir kimsenin günlük yaşamından edindiği izlenimleri, bu izlenimlerin yarattığı duygu ve düşünceleri tarih belirterek, günü gününe anlattığı yazılara günlük denir.
Günlük, kişinin içini dökme gereksiniminden doğmuştur. Kişi içini dökerken duygu ve düşüncelerini ya hiç saklamadan ya da sınırlayarak aktarır. Bu açıdan günlüklerin kimisi dışa, kimisi de içe dönüktür.
Her günlüğün bir kurgusu vardır. Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları gözlem, izlenim, duygu, düşünce ve hayallerini günü gününe, tarih belirterek anlattığı yazı türüdür.
Edebiyat ve sanat dünyasının tanınmış kişilerinin kaleminden günü gününe yazılan günlükler, tüm gerçekliğiyle yaşamı yansıtan birer ayna olarak karşımıza çıkarlar.
Günlükler, yazarlarının iç dünyasını sergileyerek günlüğün sahibine ait ayrıntılı bilgilere birinci elden ulaşmamızı sağladıkları için yazıldıkları dönemin önemli olaylarına ilişkin tarihsel belgeler olarak da önem kazanırlar.
Günlük Türünün Özellikleri
Yaşanan olayların, izlenimlerin günü gününe yazılması ile oluşurlar
Birinci kişi ağzından yazılmış kısa ve özlü, öznel yazılardır.
İnandırıcı, içten ve samimi bir biçimde yazılmışlardır.
Konuşma diline yakın bir dil kullanılır. Anlatımda “iç konuşma” tekniğinden yararlanılır. Doğrudan anlatım yöntemi benimsenir.
Yazarın kişiliğini, görüşlerini ve ruhsal yapısını yansıtırlar.
Yaşanılanlar değiştirilmeden, çarpıtılmadan yazılır.
Tarih, biyografi, anı türleri için birer belge niteliği taşırlar.
Her olay ve olgu günlük konusu olabilir.
Her türlü anlatım biçiminden ve tekniğinden yararlanılır.
Kimi roman ve öykülerde günlük, bir anlatım biçimi olarak da kullanılmıştır.
Günlük terimi Tanzimat’tan sonra “ruzname” adıyla karşılanmıştır. Divan edebiyatındaki “vakayinameler” de bir tür günlük sayılmıştır.
Edebiyatımızda günlük terimini ilk kez Falih Rıfkı Atay kullanmıştır.
Günlük ile anı birbirine karıştırılmamalıdır. Günlükleri anılardan ayıran temel özellik, günlüklerin günü gününe yazılmasıdır. Anılarda ise yaşananlar, daha sonraları bellekte kalan biçimiyle yazıya dökülür. Günlük, bir edebiyat türü olarak 1940’tan sonra kabul edilmeye başlanmıştır.
Günlük Çeşitleri
İçe dönük günlükler: Yazarın bir bakıma kendi kendiyle konuşmasıdır. Bu metinlerde yazarın yaşadığı duygusal coşkunluğu bulabileceğimiz gibi, çeşitli kavramlar hakkındaki düşüncelerini, bilincindeki açılımlarını da bulabiliriz.
Stendhal’ın günlüğü, Puşkin’in “Gizli Günce” si bu türe örnek gösterilebilir. Fransız yazar Andre Gide ve bizde Nurullah Ataç bu türün ustalarındandır.
Dışa dönük günlükler: Bu tip günlüklerde yazarlar, alaycı bir tavırla dönemin olaylarını, kişilerini ya da gündelik sıkıntılarını öykü tekniği kullanarak anlatmaktadırlar. Bu tür günlüklerde yazar, kendi zaman dilimi içindeki tutum ve davranışlardan, fikir akımlarından haber verir. Bu nedenledir ki bu günlükler birer belge niteliği taşır.
Ünlü ressam Paul Gaugin’in o dönemde Fransız kolonisi Markiz adalarında yazdığı günlük, dışa dönük günlüklere örnektir.
Yaşadığı hayatın kesitlerini, çeşitli konulardaki izlenimlerini öykü tekniği ve betimlemeler aracılığıyla günlüğüne yansıtan ünlü öykücü Tomris Uyar’ın günlükleri de bu türe örnek gösterilebilir.
Günlükler, 1950 yılında Nurullah Ataç’ın bir gazetede günlük yazıları yazmasından ve yoğun ilgi çekmesinden sonra önem kazanmaya başladı. Nurullah Ataç, günlük yerine yazdıklarına günce demiş ve bu terimi yazın hayatımıza kazandırmıştır.
Türk edebiyatında en seçkin günlüklerin başında Oğuz Atay’ın günlüğü ile Cemal Süreyya’nın “Günler” adlı eseri gelmektedir. Bunların dışında edebiyatımızda kitap olarak basılan bazı günlükler de vardır.
Dünya Edebiyatında Günlük Yazarları
Franz Kafka (Günlükler)
Andre Gide (Günlük)
Charles Baudelaire (Apaçık Yüreğim)
Andrei Tarkovski (Zaman Zaman İçinde)
Louis Althusser (Tutsaklık Güncesi)
Stefan Zweig (Günlükler)
Albert Camus (Defterler)
Türk Edebiyatında Günlük Yazarları
Nurullah Ataç (Günce, Uçuş Günlüğü, Gazi Günlüğü, Avusturya Günlüğü)
Salah Birsel (Günlük, Kuşları Örtünmek, Nezleli Karga, Bay Sessizlik)
Oktay Akbal (Yeryüzü Korkusu, Geçmişin Kuşları, Anılarda Görmek)
Falih Rıfkı Atay (Yolculuk Defteri)
Tomris Uyar (Günlerin Tortusu, Sesler, Yüzler, Sokaklar)

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi