Eleştiri Nedir


Eleştiri
Bir sanat ya da düşünce eserini tanıtırken, zayıf ve güçlü yönlerini belirtme, bir yazarın gerçek değerini yansıtma amacıyla yazılan yazılara denir. Aslı Yunanca “kritos” kelimesinden gelen “critic”tir. Dilimizde kullandığımız tenkit (tenkid) kelimesi “nakd” kökünden türemiştir. “Nakd” bir şeyi satın alırken verilen akçe, kıymet ölçüsü anlamlarına gelir.
Bir eser ya da yazar hakkında inceleme yapan ve bir değer yargısına varan kişiye eleştirmen (münekkit, tenkitçi) denir. Eleştirmen; düşünce, sanat ve edebiyat alanında topluma yol gösterir. Eserlerdeki zenginlikleri gözler önüne serer.
Eleştiride amaç; iyi olanın değerini ortaya koymak, sanatı unutulmaktan kurtarmak, iyi olmayana fırsat vermemektir. Eleştiriyi yapmak için inceleme yapmasını bilmek gerekir. İnceleme yoluyla eleştirilecek olan şey tanıtılır, sonra eleştiriye geçilerek olumlu ve olumsuz yanlar bulunur, bir yargıya varılır.
Sanat eserini meydana getiren bazı şartlar vardır. Bunları bulup açığa çıkarmak gerekir. Eleştirmen, eser karşısında iki önemli görevi yerine getirmeye çalışır: çözümleme ve yorumlama. Eleştiri, sadece övgü ya da yergi değildir. Eleştiriler, ele alınan eserin ya da yazarın iyi anlaşılmasını sağlar.
Eleştiri yazarı, her konuda eleştiri yazamaz, ancak uzman olduğu alanda yazabilir. Eleştiri yazarının alan bilgisi, eleştirdiği kişinin bilgisi ile en azından aynı düzeyde olmalıdır.
Eleştiri Yaparken Dikkat Edilecek Özellikler
Eserin ya da yazının, gerçeği yansıtmadaki başarısı nedir?
Eser, okuyucu üzerinde nasıl bir etki bırakmıştır?
Eserin, olayı ya da durumu okuyucuya anlatmasında başarısı nasıldır? Eserdeki içtenlik, özgünlük ve hayal gücü başarıya nasıl katkıda bulunmuştur.
Eserde yansıtılan duygu ile sanatçı arasında nasıl bir ilgi vardır?
Genel olarak eser başarılı mıdır? Başarılı olduğu yönler ve başarısız yönleri nelerdir?
Türk Edebiyatında Eleştiri
Edebiyatımızdaki ilk eleştiri Namık Kemal’in “Tahrib-i Harabat” isimli eseridir.
Tanzimat döneminde; Şinasi, Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım edebiyatımızdaki ilk eleştirmenlerdir.
Servet-i Fünun döneminde; Cenap Şahabettin, Halit Ziya, Mehmet Rauf, Nabizade Nazım, Hüseyin Cahit Yalçın eleştiri türünü daha da ileriye götürdüler.
Cumhuriyet döneminde; Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’le başlar. İsmail Habip Sevük ve Ahmet Hamdi Tanpınar eleştiriyi, edebiyat tarihi içinde ele alır. Nurullah Ataç ve Suut Kemal Yetkin öznel eleştirmenlerdir. Sistematik eleştirmenler Asım Bezirci, Fethi Naci, Hüseyin Cöntürk’tür. Sebahattin Eyüboğlu ile Vedat Günyol hümanist eleştirmenlerdir. Mehmet Kaplan, Tahsin Yücel, Murat Belge, Tahir Alangu, Enis Batur, Nihat Sami Banarlı, Cemil Meriç, Orhan Şaik Gökyay, Cevdet Kudret, Berna Moran, Atilla Özkırımlı, Fuat Köprülü çağdaş eleştirmenler olarak kabul edilir.
Dünya edebiyatında; Boielau, Anatole France eleştiri türünün önemli temsilcileridir.

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi