Dadaizm Nedir


Dadaizm Akımı
Dadaizm kişiyi aklın tutsaklığından ve aklın kurduğu düzenden, sanatı dil, vezin, uyak, biçim, anlam kaygılarından kurtarmak, kelimeleri bilinen anlamları ve estetik kuralları dışında bir düzenle birleştirmek, kalıplaşmış bütün sistemleri, kuralları, gelenekleri yıkmak, kuralsızlığı kural olarak benimsemek temeli üzerine kurulmuştur.
Birinci Dünya Savaşı ve savaşı izleyen yıllarda baş gösteren karışıklık, karamsarlık, ahlakın yozlaşması, inançların sarsılması, değer yargılarının alt üst olması, umutsuzluğu kapılan ve her şeyi kuşkuyla karşılayan genç kuşağı toplumda ve sanatta alışılmış her şeyi inkâra ve yıkmaya yöneltti.
Tristan Tzara adlı genç bir şairin sözlükten gelişigüzel açtığı bir sayfada “dada” sözcüğünü görüp ortaya attığı bu akım savaş sırasında İsviçre’de doğdu, 1919 – 1920 yılları arasında Fransa’da en ateşli dönemini yaşadı, 1922’de duruldu. Daha sonra yerini sürrealizme bıraktı.
Zihinleri ön yargılardan kurtarma bakımından olumlu bir yanı da bulunan bu akım, iki türlü nitelik gösterir:
Kübizmin bir devamı olması: Dadaizm önceleri kübizmin yeniden doğuşu gibi göründü. Tıpkı kübizm gibi önceleri maddeye karşı kondu, konunun dış görünüşünü tasvir etmekle yetinmeyip, zihnin geometrisini göstermeye çalıştı. Böylece sanatı eşyanın yüzeyinden kurtarmak istediler. Daha sonra bu görüş ve düşünüşten vazgeçildi ve her şeye karşı çıkılmaya başlandı.
Dadaizm’de kuşkuculuk: Kuşkuculuk, olumlu ya da olumsuz hiçbir kesin yargıya varmadan kuşku içinde kalmayı uygun bulan bir düşünce yoludur. Dadaizm, hiçbir şeyin doğruluğuna ve varlığına inanmadı. Romantizmin de ötesinde aklın hiçbir değeri olmadığını savundu. Yaşamın anlamsızlığını ve özellikle edebiyat sanatçılarının parıltılı çabalarını mizah yoluyla hiçe saydı. Edebi sanat anlayışındaki farklı tutumları ve gayretleri anlamsız buldu.
Psikolojik dengesizliği ve her şeye karşı çıkmayı bir çaba haline getiren dadaizm, uzun ömürlü olmamış, doğuşundan altı yıl sonra etkisini kaybetmiştir. Dadaizm İsviçre, Fransa ve öteki ülkelerde düzenlediği toplantılarla alaylı da olsa sanat dünyasının ilgisini çekebilmiştir. Ancak oturduğu temeller dayanıklı olmadığından çabuk çökmüştür.
Dadaizm, tiyatro alanında da uygulanmış fakat gerçeği inkâr ettiğinden büyük bir başarı kazanamamıştır.
Dadaizm Akımının Başlıca Temsilcileri
Marcel Duchamp
Jean Arp
John Heartfield
Raoul Housmann
Hannach Höch
George Grosz
Johannes Beader
Otto Schmalhausen
Wieland Herzfelde
Johannes Baargeld
Kurt Schwitters
Richard Hülsenbeck
Tristan Tzara
Marcel Janco
Emmy Hennings

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi