Biyografi Otobiyografi Nedir


Biyografi
Bilim, sanat, edebiyat, siyaset, ticaret ve benzeri alanlarda haklı bir üne kavuşmuş, tanınmış kişilerin hayatlarını, eserlerini, başarılarını okuyucuya duyurmak amacıyla yalın bir dille, nesnel bir görüşle yazılan inceleme yazılarına biyografi denir.
Ünlü bir kişinin biyografisini yazacak kimse, geniş bir araştırma yapar. Eğer kişi hayattaysa ona yaşantısıyla, çalışmalarıyla, eserleriyle ilgili sorular sorar ve aldığı cevapları not ederek bunlardan yararlanır. Kişi hayatta değilse, hayatını etraflıca araştırır, topladığı veriler ve belgeler ışığında kendine özgü üslubuyla eserini yazar.
Biyografisi yazılan kişinin yaşamı, kişinin kendisi tarafından değil, onunla ilgili araştırma yapan, bilgi ve belgelere ulaşan veya onun yaşamına yakından tanıklık eden kişiler tarafından kaleme alınır.
Biyografi yazısı bilgi, belge, tanık ve kanıtlara dayandırılmalı, tarafsız ve gerçekçi olmalıdır.
Biyografide kişi tüm yönleriyle tanıtılır. Yazıda anlatılan kişinin değeri, önemi ve benzerlerinden farkı belirlenmelidir. Kişinin yaşamı öznel değil nesnel bir tutumla, açık, sade ve anlaşılır bir dille anlatılmalıdır.
Bir kişinin hayatını ayrıntılı olarak anlatan kişisel biyografi kitapları olduğu gibi, birden çok kişinin hayat hikâyesini bir araya getiren genel biyografi eserleri de vardır. Antolojiler ve ansiklopediler buna örnek olarak gösterilebilir. Bu tür biyografiler genellikle kısadır. Kişiyle ilgili bilgiler ana hatlarıyla verilir. Ünlü kişilerin hayatını konu alan, bunları roman tarzında işleyen edebi yazılara da “biyografik roman” denir.
Biyografinin Tarihsel Gelişimi
Türk edebiyatındaki ilk biyografik eser, Malik Bahşi’nin Feridüddin-i Attar’dan çevirmiş olduğu “Tezkiretü’l Evliya”dır.
Daha çok mesleklerine göre düzenlenmiş ve birden fazla kişinin biyografisinin yer aldığı tezkire, menakıb, vefeyat, devha, sefine, tuhfe, hadika, fihrist, silsilename, şairname, gazavatname, sicil gibi adlar altında birçok eser kaleme alınmıştır.
Şairlerin biyografilerine, eserlerine yer veren, şiirleri hakkında değerlendirmelerin bulunduğu eserlere “şuara tezkiresi” denirdi. Türk şairlerinin biyografilerinin toplandığı ilk Türkçe şuara tezkiresi, Ali Şir Nevai’nin “Mecâlisü’n Nefâis”(1491) adlı eseridir.
Bazı Biyografi Eserleri:
Kudemadan Birkaç Şair (Recaizade Mahmut Ekrem), Osmanlı Şairleri (Muallim Naci), Victor Hugo (Beşir Fuad), Mehmet Akif (Süleyman Nazif), Tevfik Fikret (Kenan Akyüz), Namık Kemal Hayatı ve Eserleri (Mehmet Kaplan), Behçet Necatigi, Hayatı, Sanatı ve Eserleri (Nurullah Çetin)…
Otobiyografi
Kişinin kendi hayatını anlattığı yazıya otobiyografi denir. Otobiyografide doğumdan itibaren, yazının kaleme alındığı ana kadar yaşananlardan, anlatmaya değer olanlar anlatılır. Bilim, sanat, siyaset, spor vb. alanlarda ünlü bir kişi, diğer insanlarca bilinmeyen yönlerini, başarısını nelere borçlu olduğunu anlatmak amacıyla otobiyografi yazabilir. Otobiyografi her ne kadar öznel bir anlayışla kaleme alınsa da gerçekler göz ardı edilmemelidir.
Monografi
Ünlü bir kimsenin hayatını, kişiliğini, eserlerini, başarılarını ayrıntılarıyla ele alan veya bilimsel bir alanda özel bir konu ya da sorun üzerine yazılan inceleme yazısına monografi (tek yazı) denir.
Portre
Bir kişiyi karakteristik özellikleriyle okuyucuya tanıtmak amacıyla yazılan edebi yazılara portre denir.
Kişinin sadece dış görünüşünün anlatıldığı portreye “fiziki portre”; iç dünyasının, alışkanlıkların, duyguların, fikirlerin, zayıf ve güçlü yönlerin anlatıldığı portreye “ruhsal (tinse) portre” denir. Çoğu zaman ruhsal ve fiziki portreler içi içe verilir. Portreler tek başına bir yazı türü değil, türler içinde bölüm olarak kendini gösterir.

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi