Servetifünun Edebiyatı (Edebiyatıcedide)


Servetifünun devri Türk edebiyatında 1860’tan beri devam eden Doğu – Batı mücadelesinin, Batı edebiyatı lehine, kesin sonucunu belirleyen aşamadır. Bu dönemle birlikte Türk edebiyatı gerek anlayış, gerek içerik, gerekse teknik bakımdan tamamıyla Batılı bir nitelik kazanmıştır.
Bu döneme Servetifünun adının verilme nedeni, bu edebi hareketin Servet-i Fünun dergisinde gerçekleşmesindendir. Adından da anlaşılacağı gibi önceleri fen konularını ele alan bu derginin yazı işleri müdürlüğüne Tevfik Fikret’in getirilmesiyle dergi, bütünüyle bir edebiyat dergisi haline gelmiştir.
Yenilikçi edebiyatçılar anlamına gelen “Edebiyatıcedide” de denilen bu edebi hareket 1901 yılında, Hüseyin Cahit Yalçın’ın Fransızcadan çevirdiği “Edebiyat ve Hukuk” adlı makalesinin II. Abdülhamit yönetimince kışkırtıcı bulunması ve derginin kapatılmasıyla son buldu.
Servetifünun Edebiyatının Genel Özellikleri
Bu dönem sanatçıları “Her şey şiirin konusu olabilir” görüşünü benimsediler ancak dönemin siyasal baskıları nedeniyle sadece aşk, doğa ve gündelik yaşam konularında yazdılar.
“Sanat için sanat” ilkesini benimsediler.
Şiirde cümlenin beyitte tamamlanması kuralını yıktılar.
Genellikle aruz ölçüsü kullandılar. Ancak aruzun dizeler üzerindeki egemenliğini de yıkarak, bir şiirde birden çok kalıba yer verdiler.
Şiirde ilk defa bu dönemde konu bütünlüğü sağlandı.
Sanatsal bir üslup ve yeni bir söz varlığı yaratma kaygısıyla oldukça ağır bir dil kullandılar.
Şiirde “kulak için kafiye” görüşünü benimsediler.
Şiirde, Batı edebiyatından aldıkları “sone” ve “terza-rima”, divan edebiyatından alıp değişikliklere uğrattıkları “müstezat” ve bütünüyle kendi yarattıkları biçimler olmak üzere üç değişik biçim kullandılar.
Şiirde olduğu gibi romanda da siyasal baskılar nedeniyle sosyal konulardan uzak durdular.
Roman alanında romantizmin bazı izlerine rastlanmakla birlikte genel olarak “realizme” bağlıdırlar.
Roman teknik olarak çok gelişmiştir. Ancak ağır bir dil ve sanatsal bir üslup kullanılmıştır.
Yazarlar daha çok yaşadıkları ortamı anlatma yoluna gittikleri için konular İstanbul’un çeşitli kesimlerinde geçmektedir.
Betimlemeler gözleme dayalı ve nesneldir.
Bu dönem sanatçıları, devrin siyasal baskıları nedeniyle gazetecilik, tiyatro gibi alanlara pek fazla eğilmemişlerdir.
Servetifünun Döneminin Başlıca Şair ve Yazarları
Tevfik Fikret (1867-1915)
Servetifünun döneminin ve Türk edebiyatının en önemli şairlerindendir.
Aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulamıştır. Sadece Şermin adlı eserinde hece ölçüsünü kullanmıştır.
Bilim, fen ve teknik konular onun kalemiyle şiirimize girmiştir.
Parnasizm akımından etkilenmiştir.
Şiiri düzyazıya yaklaştırmıştır.
Servetifünun dışında herhangi bir topluluğa katılmamış, sosyal içerikli şiirler yazarak yoluna devam etmiştir.
Türk edebiyatında “Sis” isimli şiiriyle İstanbul’u eleştiren ilk şair olmuştur.
Eserleri: Rubab-ı Şikeste, Haluk’un Defteri, Rubab-ın Cevabı, Tarih-i Kadim, Doksan Beşe Doğru, Şermin
Halit Ziya Uşaklıgil (1866-1945)
Birçok edebi türde eser vermesine rağmen asıl ününü romanlarıyla bulmuştur.
Sanatlı bir söyleyişi, iyi bir gözlemciliği vardır.
Romanlarında üst tabaka insanların yaşantısını anlatmasına rağmen hikâyelerinde sıradan insanların yaşantılarını anlatmıştır.
Realizm ve natüralizm akımlarından etkilenmiştir.
Eserleri teknik açıdan güçlüdür, bu açıdan romancılığımızın üstatlarından sayılır.
Şiirleri düzyazıya yakındır.
Eserleri: Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar, Bir Ölünün Defteri, Aşka Dair, Kâbus
Cenap Şahabettin (1870-1934)
Sanat için sanat görüşünü benimsemiştir.
Birçok dizesi halk arasında atasözü gibi kullanılmaktadır.
Dili, kelime oyunları ve söz sanatlarıyla yüklü süslü bir dildir.
Şaire göre şiir, kelimelerle resim yapma sanatıdır.
Eserleri: Hac Yolunda, Evrak-ı Eyyam, Tamat, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh, Afak-ı Irak Tiryaki Sözleri
Mehmet Rauf (1867-1931)
İlk psikolojik romanımız Eylül’ü yazmıştır.
Halit Ziya’nın etkisinde kalmıştır.
Eserleri: Eylül (roman), Genç Kız Kalbi (roman), Halas (roman), İhtizar (öykü), Son Emel (öykü), Kadın İsterse (öykü), Siyah İnciler (mensur şiir), Pençe (tiyatro)
Hüseyin Cahit Yalçın (1875- 1957)
Roman ve hikâyeci olarak ün kazanmış, sonraları siyasi yazarlığa geçmiştir.
Roman ve hikâyelerinde şairane ve süslü bir üslup kullanmıştır.
Fıkra, anı, eleştiri, mensur şiir türlerinde eserler vermiştir.
Eski-yeni tartışmasında yeni edebiyatın başta gelen savunucularından olmuştur.
“Edebiyat ve Hukuk” makalesinden dolayı Servet-i Fünun dergisi kapatılmıştır.
Eserleri: Nadide, Hayal İçinde (roman), Hayat-ı Muhayyel, Niçin Aldatırlarmış, Hayat-ı Hakikiye Sahneleri (öykü), Kavgalarım, Edebi Hatıralar, Siyasal Anılar
Dönemin Bağımsız Şair ve Yazarları
Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944)
Realizm ve natüralizmden etkilenmiştir.
Toplum için sanat görüşünü savunmuştur.
Hemen her şey onun eserlerine konu olmuştur.
Mizaha, günlük konuşmalara çok sık başvurmuştur.
Ona göre roman sokağın aynasıdır.
Yabancı hayranlığı, mürebbiye takıntısı ve kadın dedikodularını eserlerinde sıkça işlemiştir.
Romanları İstanbul merkezlidir.
Eserleri: Şık, Mürebbiye, İffet, Şıpsevdi, Gulyabani, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Nimetşinas, Ben Deli miyim?
Ahmet Rasim (1865-1932)
Eserlerinde ele aldığı kişilerin geleneklerinden, göreneklerinden, inançlarından bahsetmiştir.
Yapıtlarında sohbet havası vardır.
Ahmet Mithat Efendi’nin edebi çizgisini izlemiştir.
Eserlerinde yaşadığı döneme ait ayrıntılı bilgiler vermiştir.
Kadın-erkek ilişkileri konusunu eserlerinde katı ahlakçı bir tutumla işlemiştir.
Eserleri: Hamamcı Ülfet, İki Güzel Günahkâr, Afife, Kitabe-i Gam, Şehir Mektupları, Falaka, Muharrir Şair Edip, Eşkâli Zaman, Gülüp Ağladıklarım, Romanya Mektupları
Mehmet Akif Ersoy (1873-1936)
Sanatı toplum için yapmıştır.
Mücadeleci fikir adamıdır.
Hayatı olduğu gibi edebiyata yansıtmıştır.
Aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır.
Epik-lirik şiir türlerini ustaca kullanmıştır.
İslam birliği düşüncesini yerleştirmek için uğraşmıştır.
Tek eseri “Safahat” adlı şiir kitabıdır.

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi