Mübalağa (Abartma) Sanatı


Sözün etkisini arttırmak için bir konuyu, bir düşünceyi, varlığı ya da duyguyu olduğundan büyük ya da küçük gösterme sanatına abartma (mübalağa) denir.
Sanatçı bu şekilde okuyucunun zihninde iz bırakmayı, onu etkilemeyi amaçlar. Bizler de ister farkında olalım ister olmayalım, günlük yaşamımızda abartmalardan sıkça yararlanmaktayız. Örneğin buluşacağımız kişi üç beş dakika geç kalsa “Sabahtan beri seni bekliyorum” diyerek durumu abartırız. “Soğuktan dondum”; “Güle güle öldük”; “Bir deri bir kemik kalmış” sözleri hep abartılı sözlerdir.
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda
  Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” Mehmet Akif Ersoy
Şair bu dizelerde “toprağı sıksan şehit fışkıracak” derken mübalağa yapıyor.
“Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
  Kızıllığında ısındık
  Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
  Gölgene sığındık”  Arif Nihat Asya
Bu dörtlükte şair, bayrak sevgisini abartılı bir şekilde anlatmaktadır. Bayraktaki kırmızı renk insanı ısıtmaz, bayrağın gölgesi de insanı güneşten korumaz. Şair bu dizelerde mübalağa yapmıştır.
“Çıkah göklere âhum şereri döne döne
  Yandı kandil-i sipihrum ciğeri döne döne” Necâti
(Ahımın kıvılcımları döne döne göklere çıktığından beri göğün kandilinin ciğeri döne döne yandı.)
Şair, aşk acısıyla nasıl yandığını abartılı bir dille anlatıyor.
“Âb-gündur günbed-i devvâr rengi bilmezem
  Yâ muhit olmuş gözümden günbed-i devvâre su” Fuzûlî
(Gökyüzünün rengi su renginde midir yoksa gözümden akan yaşlar su olarak gökyüzünü mü kaplamıştır da onun için mi mavi görünüyor bilmiyorum.)
Şair, aşk acısıyla ne kadar çok ağladığını abartılı bir dille anlatıyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi