Kinaye (Değinmece) Sanatı


Sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanmaya kinaye denir.
Kinayede sözcüğün mecaz anlamı baskın durumdadır. Buna rağmen söyleyişte gerçek anlamın anlaşılmasına engel bir durum yoktur. Bu söz sanatı sözün açıkça söylenmesinin hoş olmadığı durumlarda alay, şaka ve sitem için kullanılır. Asıl amaç, dolaylı olarak söylenmiş olur. Örneğin: “O, eli açık biridir.” Dediğimiz zaman o kişinin eli gerçekten açık olabilir ama “eli açık” sözünden asıl kastedilen o kişinin “cömert” biri olduğudur.
Örnekler:
“Nerde bir gül bitse etrafı diken”
Gerçekte her gülün etrafında diken vardır. Ancak asıl kastedilen; nerde bir güzellik varsa onun etrafında bir bela, bir kötülük vardır.
“Şu karşıma göğüs geren
  Taş bağırlı dağlar mısın?”
Şiirde geçen “taş bağırlı” sözü, hem gerçek anlamda hem de acımasızlık anlamında kullanılmıştır.
“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.”
Gerçekte ateş olmayan yerde duman da olmaz ancak burada kastedilen diğer anlam; bazı küçük belirtiler suç niteliğinde olayların habercisidir.
“Nereden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
  Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.”
Bu dizelerde şairin bozulmuş bahçeler görmesi doğaldır. Mecaz anlam ise ölümden sonra pek çok kişinin yuvasının dağıldığını görmüş olmasıdır. Bu dizelerde her iki anlamda vardır ancak baskın olan mecaz anlamdır.
Kinaye sanatı, atasözü ve deyimlerde de sıkça kullanılır.
Örnekler:
“Sonunda ayağımız düz bastı”
“Arkadaşın dayısı güçlüdür”
“Taşıma su ile değirmen dönmez”
“Yuvarlanan taş yosun tutmaz”

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi