Kat’ (Kesme) Sanatı


Bir sözü ya da ifadeyi tamamlamadan bir noktada kesmeye kat sanatı denir. Bunun sonunun okuyucu tarafından getirilmesi, söylenmese de anlaşılması beklenir. Sözün geri kalan kısmının söylenmemesinin etkiyi arttıracağı düşünülür.
Örnekler:
“Ey kimsesiz âvâre çocuklar…
  Hele sizler, hele sizler…”  Tevfik Fikret
Burada kat sanatı “hele sizler” sözünde yapılmıştır.
“Garibim
  Ne bir güzel var avutacak gönlümü
  Bu şehirde
  Ne de bir tanıdık çehre;
  Bir tren sesi duymaya göreyim
  İki gözüm
  İki çeşme…”  Orhan Veli
Şair yaşadığı şehirde yalnız olduğunu ve bir tren sesi duyduğunda ağladığını söylüyor. Bunun sebebini anlamak okuyucuya düşüyor.
“Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa…
  Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa…”  Yahya Kemal Beyatlı
Şair, sonbaharın ruhta bıraktığı etkileri ihtiyarlıkla ve ölümle benzeştirmekte birlikte bunu tam olarak söylemeyip yarıda keserek kat sanatı yapıyor.
“Derdim öyle büyük ki…
  Hayat öyle yük ki…”  Ziya Ortaç
Şair, derdinin büyüklüğünü ve hayatın ne kadar ağır bir yük olduğunu anlatırken sözü tam yerinde keserek gerisini okuyucuya bırakıyor.
“Irmaklar, aktarlar, askerler ve bir akşamın yarısı
  Irmaklar, aktarlar ve bir akşamın sadece yarısı…”  Turgut Uyar
Şair, ırmaklardan, askerlerden, aktarlardan ve akşamlardan bahsederken, sözü okuyucunun yorumuna açık bırakacak bir şekilde keserek kat sanatı yapar.

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi