Kayıtlar

Mayıs, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ahmet Mithat Efendi “Felâtun Bey ile Râkım Efendi” Roman İncelemesi

Resim
Eser Hakkında Ahmet Mithat Efendi, 1873 yılında Rodos’a sürülmüş, “Felâtun Bey ile Râkım Efendi” adlı eserini bu sürgünde yazmıştır. “Batılılaşma” üzerine yazılan eser, 1874 yılında bitmiş, ilk basımı 1875 yılında yapılmıştır. Romanın Özeti Mustafa Meraki Bey, kırk beş yaşlarında, alafrangaya aşırı düşkün biridir. Mihriban ve Felâtun adındaki çocuklarının giyim kuşamına özen gösterirken aynı özeni eğitimleri için göstermez. Felâtun Bey, alafrangalık bakımından babasını bile geçen, gezmeye, gösterişe ve eğlenceye düşkün, çalışmayı sevmeyen biridir. Babasının gelirine güvendiği için haftada üç saat çalışır, yeni çıkan Fransızca kitapları okumadan kütüphanesine koyar, bir giydiğini bir daha giymezdi. Râkım Efendi ise fakir bir aileden gelmekteydi. Bir yaşında yetim kalmış,annesi ve dadısı tarafından büyütülmüş, on yaşında Hariciye kalemine girmiş, kendini iyi yetiştirmiş, çalışkan biridir. Fransızca ve Farsça bilen, zamanın bilimlerini az çok öğrenen Rakım Efendi, çevirmenlik, gazete yazarlığ…

Ahmet Mithat Efendi Hayatı Edebi Kişiliği Eserleri

Resim
Hayatı Ahmet Mithat,1844’te İstanbul’da dünyaya geldi. Babası İstanbul Mısır Çarşısı esnaflarından Hacı Süleyman, annesi Nefise Hanım’dır. Babasını küçük yaşta kaybetti. 1854 yılında Vidin’de bulunan ağabeyi Hafız Ali Ağa’nın yanına gönderildi. Eğitime burada başladı. 1857’de ailesi ile birlikte İstanbul’a döndü. Mısır Çarşısı’nda bir aktarın yanına çırak verildi. 1861’de ağabeyinin yeniden atanmasıyla Vidin’e, Mithat Paşa’nın ağabeyini yanına aldırmasıyla Niş’e gitti. 1864 yılında üç yıllık Niş Rüştiyesi’ni bitirdi. Rusçuk’ta Tuna vilayeti kalemine memur olarak girdi. Çalışkanlığı sayesinde Mithat Paşa’nın takdirini kazandı. Paşa ona kendi adını verdi. Özel dersler alarak Fransızcasını ilerletti. 1866 yılında çevirmen olarak gittiği Sofya’da evlendi. Tuna Gazetesi’nin başyazarı oldu. 1869’da Mithat Paşa ile birlikte Bağdat’a gitti. Vilayet matbaası ve resmi vilayet gazetesi “Zevra”nın müdürlüğünü yaptı. İlk kitabı “Hece-i Evvel” adlı ders kitabını burada yazdı. 1871’de ağabeyi ölünce İs…

Nazım Hikmet “Kerem Gibi” Şiir İncelemesi

Resim
Kerem Gibi Hava kuşun gibi ağır! Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun Kurşun erit- -meğe çağırıyorum… O diyor ki bana: - Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana… «Deeeert çok, hemdert yok» Yüreklerin kulakları sağır… hava kurşun gibi ağır… Ben diyorum

Nazım Hikmet “Yaşamaya Dair” Şiiri İncelemesi

Resim
Yaşamaya Dair 1 Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın                                   bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,                                  yani, bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani, o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin,                           beyaz gömleğimle bir laboratuarda                                                insanlar için ölebileceksin,                           hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,                           hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,                           hem de en güzel, en gerçek şeyin                                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,            hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,            ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın iç…

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi