Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kemalettin Kamu “Bingöl Çobanları” Şiir İncelemesi

Resim
Bingöl Çobanları Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum, Bu dağların eskiden âşinasıdır soyum, Bekçileri gibiyiz ebenced buraların. Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi, Her gün aynı pınardan doldurup testimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla; Kırlarda buluşuruz kızımız, karımızla. Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni, Kuzular bize söyler yılların geçtiğini. Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek; Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek, Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı. Her adım uyandırır acı bir hatırayı: Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burada; Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam, Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda. ‘Suna’mın başka köye gelin gittiği akşam. Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla Çoban hicranlarını basar bağrına yayla. - Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al, diye hıçkırır kaval; Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun, Daima eğeceksin başkalarına boyun. Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı; Yamaçlarda her akşam batan gün…

Kemalettin Kamu Hayatı Edebi Kişiliği Eserleri

Resim
Hayatı 15 Eylül 1901’de Bayburt’ta dünyaya geldi. İlkokulu dışarıdan bitirdi. Ortaokul yıllarında şiir yazmaya başladı. 1915’te Rusların Erzurum’u işgali haberiyle babası kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Daha 15 yaşında olan Kemalettin, bu acıyı annesiyle paylaşmak zorunda kaldı. Kısa süre sonra işgalden dolayı Refahiye’den ayrılıp önce Sivas’a oradan da Kayseri’ye gittiler. Ağabeyinin Bursa’da öğretmenliğe başlamasıyla, öğrenimine devam etti. İstanbul’da ilk öğretmen okuluna başladı. Ancak okulu bırakmak zorunda kaldı, çünkü müttefik orduları İstanbul’u işgal etmişti. Milli Mücadeleye katıldı. Ankara’ya giderek istihbarat kâtipliğine atandı. Milli Mücadele zaferle sonuçlanınca İstanbul’a dönerek öğrenimine devam etti. Mezun olduktan sonra orta öğretmen okuluna devam etmek istedi. Anadolu Ajansı onu Ankara’ya çağırınca öğrenimini yarıda bırakarak Ankara’ya gitti. Ankara’da dürüstlüğü ve çalışkanlığı kadar şiirleriyle de dikkat çekti. Kemalettin Kamu, Cumhuriyet devrimlerini benim…

Rıza Tevfik Bölükbaşı “Uçun Kuşlar” Şiir İncelemesi

Resim
Uçun Kuşlar Uçun kuşlar, uçun doğduğum yere; Şimdi dağlarında mor sünbül vardır, Ormanlar koynunda bir serin dere, Dikenler içinde sarı gül vardır. O çay ağır akar, yorgun mu bilmem? Meh-tâbı hasta mı, solgun mu bilmem? Yaslı gelin gibi mahzûn mu bilmem? Yüce dağ başında siyâh tül vardır. Orda geçti, benim güzel günlerim; O demleri anıp bu gün inlerim. Destân-ı ömrümü okur dinlerim, İçimde oralı bir bülbül vardır. Uçun kuşlar, uçun burada vefâ yok; Öyle akarsular, öyle hava yok; Feryâdıma karşı aks-i sedâ yok; Bu yangın yerinde soğuk kül vardır. Hey Rızâ, kederin başından aşkın, Bitip tükenmiyor elem-i aşkın, Sende -deryâ gibi- daima taşkın, Dâimâ çalkanır bir gönül vardır. Rıza Tevfik Bölükbaşı Şiirin Biçim Yönünden İncelenmesi Nazım biçimi: koşmadır. Nazım birimi: dörtlüktür. Ölçüsü: 6+5 duraklı, 11’li hece ölçüsüdür. Uyak şeması: “abab / cccb / dddb / eeeb / fffb” biçimindedir. Şiirin Ahenk Unsurları Uyak ve Redifler ---yere ---dere“-ere” zengin uyak

Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı Edebi Kişiliği Eserleri

Resim
Hayatı Rıza Tevfik, 7 Ocak 1869’da Edirne’ye bağlı Cisr-i Mustafapaşa kasabasında doğdu. Babası Hoca Mehmet Efendi, annesi Münire Hanım’dır. İlköğrenimine dört buçuk yaşındayken başladı. Kaymakamlık görevinden ayrılarak İstanbul’a gelen babasının Türkçe öğretmenliği yaptığı Sion Mektebinde öğrenimine devam etti. Bu okulda Fransızca ve İbraniceyi öğrendi. Beylerbeyi ve Davutpaşa rüştiyelerine devam ettiyse de babasının İzmit’e tayininin çıkması nedeniyle öğrenimini yarım bıraktı. İzmit’te sıtmadan annesini kaybetti. İstanbul’a geri döndüler. Babası Nergis Eda isimli bir kadınla evlendi. Bir süre sonra babasının Gelibolu’ya tayini çıktı. Gelibolu’da rüştiyeye devam etti ve buradan mezun oldu. 1866 yılında İstanbul’a dönerek Galatasaray Sultanisine yatılı olarak kayıt oldu. İki yıl üst üste sınıfta kalınca Gelibolu’ya dönmek zorunda kaldı. Bir yıl sonra babası İstanbul’a getirerek Mülkiye Mektebine kaydettirdi. 1890 yılında öğrencilerin isyan hareketine katılınca okuldan atıldı. Aynı yıl ba…

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi