Orhan Veli Kanık Hayatı Edebi Kişiliği Eserleri


Hayatı
Orhan Veli, 13 Nisan 1914’te Beykoz’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Veli Bey, annesi Beykoz’un ileri gelenlerinden Hacı Ahmet Bey’in kızı Fatma Nigar Hanım’dı.
Orhan Veli, ilkokula Beşiktaş Akaretler İlkokulu’nda başladı. Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına geçti. Beşinci sınıfı, Ankara Gazi İlkokulu’nda bitirdi. Ortaokul ve liseyi de Ankara’da okuyan Orhan Veli, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. İki yıl sonra bu bölümden ayrılarak çalışma hayatına başladı.
Bir yıl kadar yardımcı öğretmenlik yaptı. PTT Genel Müdürlüğü’nde çalışırken askere alındı. Askerlik görevini yedek subay olarak Bolayır’da yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’na çevirmen olarak girdi. İki yıl aradan sonra bürodan ayrılarak 28 sayı çıkan “Yaprak” dergisini çıkardı.
Orhan Veli, Ankara’da bir kaza geçirdi. Karanlık bir sokakta, belediyece açtırılan, çevresine hiçbir uyarıcı işaret konulmayan bir çukura düştü. Başı zedelendi. İki gün sonra İstanbul’a geldi. 14 Kasım 1950’de, yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak Cerrahpaşa Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu. Mezarı Rumelihisarı’nda bulunan Aşiyan Mezarlığı’ndadır. Ölümünden sonra yakın arkadaşları 1 Şubat 1951’de anısına “Son Yaprak” adlı tek baskılık bir dergi yayınladı.
Edebi Kişiliği
Orhan Veli, ilkokul son sınıfta şiire başladı. Öğretmeni tarafından desteklenerek yazmaya yönlendirildi. İlk şiiri 1924 yılında “Çocuk Dünyası” adlı dergide yayınlandı. Şiire, asıl bilinçli yaklaşımı lise yıllarında oldu. Lise öğretmenlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar, Rıfkı Melül Meriç, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu’nun yakın ilgisini gördü. Yine lise yıllarında Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’le arkadaş oldu. “Sesimiz” adlı bir dergi çıkardı.
Orhan Veli’nin düzyazıdan şiire geçmesinde, kendisinden iki sınıf önde olan Hıfzı Oğuz Bekata’nın etkisi oldu. Nahit Sırrı Örik’in desteğiyle de şiirleri “Varlık” dergisinde yayınlandı. Bunların bazısı Mehmet Ali Sel imzasıyla çıktı. Orhan Veli, dönemin “İnsan”, “Ses”, “Gençlik”, “Küllük”, “İnkılâpçı Gençlik” gibi dergilerine de yazdı. Moliere’den Rimbau’ya, La Fontaine’den Musset’ye uzanan birçok çeviri yaptı.
İlk kitabını 1941 yılında, liseden arkadaşları Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’le birlikte “Garip” adıyla çıkardı. Bu kitapla birlikte şiirimizde “Garip Akımı” diye adlandırılan bir yeniliğin de kurucusu oldu. Daha sonra çeşitli şiir kitapları çıktı. Düzyazıları ve çevirileri yayınlandı. “Varlık” başta olmak üzere çeşitli dergi ve gazetelerde yazdı.
Şiirlerinden yapılan seçmeler İngilizce, Fransızca, Rusça, Yunanca gibi çeşitli dillere çevrildi. Müşfik Kenter, Kerim Avşar gibi sanatçılar şiirlerini kasete okudular. Birçok şiiri bestelendi. Murathan Mungan şiirlerinden kurguladığı “Bir Garip Orhan Veli” adlı tek kişilik bir oyun yazdı. Bu oyunu uzun süre Müşfik Kenter oynadı.
Orhan Veli, kısa zamanda büyük üne kavuşan sayılı şairlerimizden biri oldu. Garip adlı kitap, şiirlerin yanı sıra içerisinde bir de bildiri barındırdı. Garip akımı, bu bildiriyle edebiyat dünyasında kendine taraftar buldu. “İkinci Yeni” akımı çıkana kadar etkili oldu.
Garip şairlerinin amacı, şiiri birtakım kalıplardan kurtarmak, dolaysız, yalın, açık bir halk diliyle yazmaktı. Orhan Veli’nin yaptığı değişim, “edebiyat zevkimizde devrim” biçiminde karşılandı. O güne kadar şiirin özü sayılan “söz sanatları” bir yana bırakıldı. Serbest ölçü ve uyaklardan oluşan, halkın anlayacağı yalınlıkta bir dille şiir yazmanın yolu açıldı.
Şiirlerinin sevilmesinde eleştirmen Nurullah Ataç’ın da payı büyük oldu. Nurullah Ataç onun şiirleri konusunda şunları söylemiştir: “Orhan Veli, şiirlerinin hemen hepsinde birer hikâye anlatır, hem de uzun bir hikâye, sanki birer hayat. Ancak bu hikâyeleri bütün fazlalıklardan temizler, bize birkaç satırla özü söyleyiverir. O koca hikâyeyi şiir üslubuna koyuverir.”
Orhan Veli’nin şiirlerinde, özellikle İstanbul sevgisi ve İstanbul tutkusu dikkat çekicidir.
Eserleri
Şiirleri
Garip (Oktay Rıfat ve Melih Cevdet ile birlikte, 1941)
Garip (sadece kendi şiirleriyle, genişletilmiş, 1945)
Vazgeçemediğim (1945)
Destan Gibi (1946)
Yenisi (1947)
Karşı (1949)
Ölümünden sonra şairin kitapları bir arada, kitaplarına girmeyen şiirleriyle birlikte “Bütün Şiirleri” adıyla 1951 yılında basıldı. Sonraki yıllarda aynı adla yeni basımları yapıldı.
Düzyazı, Eleştiri, Hikâyele ve Çevirileri
Nesir Yazıları (1953)
Denize Doğru (1970)
La Fontaine’in Masalları (49 fabl manzum çeviri, 1943)
Nasrettin Hoca Hikâyeleri (72 fıkra manzum çeviri, 1949)
Bütün Eserleri Edebiyat Dünyamız (düzyazı, konuşma, 1975)
Bütün Yazıları (1.cilt Sanat Edebiyat Dünyamız, 2.cilt Bindiğimiz Dal, 1982)
Bütün Şiirleri (1975)
Çeviri Şiirleri (derleyen Asım Bezirci, 1982)
El Kapısında (oyun, Turgenyev, çeviri, 1994)
Bir Kapı ya Açık Durmalı ya Kapalı (Musset, çeviri, 1943)
Scapin’in Dolapları (Moliere, çeviri, 1943)
Fransız Şiiri Antolojisi (çeviri, 1947)
Saygılı Yosma (J.P. Sartre, çeviri, 1961)
Batıdan Şiirler (çeviri, 1963)

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi