Samipaşazade Sezai Hayatı Edebi Kişiliği Eserleri

Hayatı
Samipaşazade Sezai,1860 yılında İstanbul’da doğdu. Tanzimat devri ileri gelenlerinden, ilk Maarif Nazırı (Eğitim Bakanı) Abdurrahman Sami Paşa ile Dilarayiş Hanım’ın oğludur.
Babasının konağında özel öğrenim gördü. Çocukluk ve gençlik dönemleri, bazı eserlerinde özlemle anlattığı bu konakta geçti. Dönemin tanınmış yazar, şair ve devlet adamlarıyla bu konakta tanıştı. Eğitim yıllarında Arapça, Farsça, Fransızca, Almanca, Londra’da görev yaptığı yıllarda İngilizce öğrendi. 20 yaşına kadar herhangi resmi bir görev yapmayıp öğrenimine devam etti.
1880 yılında ağabeyi Abdüllatif Suphi Paşa’nın başında olduğu Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi’ne memur oldu. Babasının ölümünden sonra da Londra elçiliği ikinci kâtipliğine atandı. Orada kaldığı dört yıl boyunca İngiliz ve Fransız edebiyatlarını yakından inceledi. 1885 yılında elçilik kadrosundan azledilerek İstanbul’a döndü. İstişare Odası’na memur oldu.
Samipaşazade Sezai’nin İstanbul’da geçirdiği 1886-1901 yılları onun edebi bakımdan en verimli dönemi oldu.1901 yılında Jön Türkler’e katılmak üzere Paris’e gitti. Burada Jön Türklerin lideri Ahmet Rıza Bey’in denetiminde yayınlanan Şura-yı Ümmet gazetesinde II. Abdülhamit ve istibdat rejimi aleyhine yazılar yazmaya başladı. Daha sonraki yıllarda “Paris’te Geçen Seneler”, “Paris Hatıralarından” ve ”Paris’te Yedi Sene” adlı yazılarında Paris’te yaşadığı yılları ve Jön Türklere ilişkin anılarını dile getirdi.
1908 yılında, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. 1909’da Selanik’te toplanan İttihat ve Terakki Kongresi’ne katıldı. 1909-1921 yılları arasında Madrid Serliği yaptı.
Trablusgarp, Balkan, I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele yıllarını, tedavi için gittiği İsviçre’de geçirdi. O zamana kadar büyük bir hayranlıkla savunduğu ve örnek alınmasını istediği Batı uygarlığı hakkındaki düşünceleri yavaş yavaş değişmeye başladı.
1921 yılında elçilik görevinden azledildi. Bunun üzerine İstanbul’a döndü ve sadece yazılarıyla ilgilenmeye başladı.
1927 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine “Hidemat-ı Vataniyye” düzenlemesiyle maaş bağlandı. Ayrıca İstanbul Belediyesi’nin Mühürdar’da kiraladığı bir evde oturdu. 26 Nisan 1936’da hayata gözlerini yumdu. Ölümünün ardından Küçüksu Mezarlığı’na defnedildi.
Edebi Kişiliği
Samipaşazade Sezai, yazı hayatına 14 yaşında başladı. “Maarif” başlıklı ilk yazısı 1874 yılında “Kamer” adlı gazetede yayınlandı. Abdülhak Hamit ve Recaizade Mahmut Ekrem ile yakın dost oldu. Gençlik yıllarında tanıştığı Namık Kemal’le sürekli mektuplaştı.
Çok sayıda eseri yoktur. Bir roman, iki küçük hikâye kitabı, hatıra ve seyahat yazıları vardır.
1888 yılında bir paşazade ile bir cariyenin aşk öyküsünü anlattığı “Sergüzeşt” adlı romanı yayınlanana Samipaşazade, Türk edebiyatının ilk roman yazarları arasına girdi. Dönemin güncel konularından biri olan esareti işlediği eseri, basında büyük yankılar uyandırdı. Övgülerin yanında olumsuz eleştirilere de hedef oldu.
Alphonse Dodudet’nin “Jak” romanını Türkçeye çevirdi.
1891 yılında öykülerini “Küçük Şeyler” adlı kitabında topladı.
1897 yılında “İkdam” gazetesinde makaleler yazdı. Bazı makale ve hikâyelerini “Rumuzü’l Edeb” adlı kitabında topladı.
Türk edebiyatında modern anlamda, kısa öykünün kurucusu kabul edilen yazar, romantik bir mizaca sahip olmakla birlikte, gerçekçilik akımından da etkilendi. Bu tavrı, öykülerinde olduğu kadar gezi ve anı türündeki yazılarında da dikkat çekti.
Konularını her zaman yerli hayattan seçti ve “sanat için sanat” anlayışıyla eserler verdi.
Eserleri
Roman: Sergüzeşt (1889)
Öykü: Küçük Şeyler (1892)
Oyun: Şîr (1879)
Sohbet – Anı – Eleştiri: Rumuzu’l – Edeb (1900), İclal (1923)

EN ÇOK OKUNANLAR

Faruk Nafiz Çamlıbel “Sanat” Şiir İncelemesi

Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” Şiir İncelemesi

Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” Şiir İncelemesi

Necip Fazıl Kısakürek “Kaldırımlar” Şiir İncelemesi

Ahmet Haşim “Merdiven” Şiir İncelemesi